Türkiye’nin Endüstride Dijital Dönüşüm Yetkinliği [TÜSİAD Raporu]

TÜSİAD, geçtiğimiz günlerde (Aralık 2017) son derece çarpıcı analizlerin, öngörülerin ve yorumların yer aldığı oldukça kapsamlı bir rapor sundu. Bu raporda, farklı sektörlerden (farklı ülkelerden ve Türkiye’den) iyi uygulama örneklerine de yer verilmiş. “Türkiye’nin Sanayide Dijital Dönüşüm Yetkinliği” başlıklı bu rapor, The Boston Consulting Group ile birlikte hazırlanmış. TÜSİAD Başkanlığını devir aldığı gün itibariyle beş konferansta dinledim Erol Bilecik’i. İki yönüyle sektöre ve topluma büyük katkı getirdiğini düşünüyorum; ilki teknolojiye ve değişime duyduğu heves, diğeri de güler yüzü ve iletişim becerisi.

Raporun en başında yer alan yönetici özeti kısmındaki şu cümleler, raporun geri kalan kısmı hakkında size fikir verecektir:

Yeni oyunun kuralları 4 temel unsur etrafında şekillenmektedir:

*Müşteri Talepleri ve Kitlesel Özelleştirme

*Verinin Değeri ve Yeni İş Modelleri

*Kaynak Kısıtları ve Sürdürülebilirlik

*Yatırıma ve Nitelikli İşgücüne Geçiş.

Dijitalleşme ise itici güç görevini üstlenerek sanayide dönüşümün merkezinde yer almaktadır.

Ek olarak şu saptamalarını da çok isabetli ve aksiyona yönelik buldum:

Şirketlerin dijital dönüşüm konusunda stratejilerini belirlemeden yatırım kararları almaları ve kısıtlı kaynaklarını bu kararlara harcamaları, şirketlerin kaynaklarının boşa gitmesine neden olabilmektedir. Bu sebeple, Türkiye’nin bu yarışta kalıcı olması için üç adımdan oluşan kapsayıcı bir yol haritasına göre hareket etmesi kritik öneme sahiptir:

*Yatırımları hedefe göre yönlendirmek

*Geleceği bugünden şekillendirmek

*Değeri Türkiye’de yaratmak

Türkiye’nin önünde, teknoloji üretimi ve dijital dönüşüm konularında alacağı çok yol olduğunu gösteren en çarpıcı verilerden biri de şu:

Dünya Bankası verilerine göre, 2015 yılında Güney Kore’nin yüksek teknolojili ürün ihracatının milli gelire oranı %27 iken, kişi başına düşen milli gelir seviyesi Türkiye’ye yakın olan Tayland’da bu oranın %21, Meksika’da ise %15 olduğu görülmektedir. Türkiye’de bu oran %2 seviyesinde kalmıştır.

108 teknoloji kullanıcısı ve 110 teknoloji tedarikçisi şirket ile yapılan analizin, üzerinde ciddiyetle durulması gereken noktalarından biri de henüz yeterli seviyeye ulaşmamış “farkındalık”. Teknoloji üreten (tedarikçi) şirketler, karşılaştıkları en büyük zorluğu “farkındalık seviyesinin düşük olması” olarak işaret etmişler. Benim buna yorumum; Türkiye’nin her noktasından herkesin erişimine açık etkinlikler, seminerler ve kursların hızla planlanması ve hayata geçirilmesi gerektiğidir. TÜSİAD, katkı verdiği her etkinliği YouTube, Facebook ve Instagram üzerinden canlı yayınlayarak buna öncülük edebilir. Maliyeti sıfır bu yöntemlerin.

Halen kullanılmakta olan dijital teknolojilerin ilk sırasında siber güvenlik geliyor ki nesnelerin interneti (internet of things — IoT) çağı ile birlikte vücudumuzun hacklenebilir hale gelmesiyle bu konu gündemdeki yerini koruyacak ve hatta daha önemli hale gelecektir. Kalp pillerinin siber güvenlik açıklarıyla ilgili Tek Doz Dijital’de yazdığımız bu yazı size fikir verebilir.

Özel sektörün dijital dönüşüm öncesinde sorması gereken sorular da aşağıdaki tabloda çok basitçe özetlenmiş:

Dijital dönüşüm konusuna merak duyanların (merak duymanız gereken bir zamandayız), bu konularda plan ve program yapanların, konferanslarda konuşanların, yazıp çizenlerin ve en önemlisi eğitmenlerin okuyup değerlendirmesi gereken bu raporu buradan görebilir ve indirebilirsiniz.

Teknoloji İletişimcisi, Öğretim Görevlisi